Connect with us

Masalcı Nine 1

Otururken dizlerinin dibine, Şeker korum hırkasının cebine, Gözlükleri arkasından süzerek beni, Der: Ne istiyorsun yine bir tanem? Masalcı ninem.

Bir varmış bir yokmuşla başlar masala; Ben bir doru taya binerim o, bir al taya, Peri padişahının sarayına doğru Yol alırız, dört nala.

Soluğu mis kokar, Dudaklarından bal akar. Birlikte uçarız kuşlar gibi, Kış yüzü görmemiş ülkelere. Kendi çalıp kendi oynayan, Dalından düşünce yürüyen Büyülü elmalar dolu Karlı dağ eteklerinde buğulu, Havuzları çifte kuğulu Bahçelere,

Sonra size söyleyeyim kardeşler, Göz açıp yummadan kavuşuruz Keloğlan’ın kapatıldığı yere. Açılmaz kapılan açarız, Kurtarırız Keloğlan’ı. Bir kır tay da ona buluruz; Tekrar yola koyuluruz.

Geçilmez ormanlardan geçeriz; Su vermez çeşmelerden içeriz. Yüzerek korkunç kan ırmağım, Aşarız geçit vermez Kafdağı’ın. İnsan etiyle karın doyuran, Özgürlüğe zincir vuran Kanlı devi uykusunda avlarız; Onu kendi zinciriyle Kırk katırın kuyruğuna bağlarız.

Mehmet Necati Öngay

Kaynak: nosyfox

Continue Reading
You may also like...

bla bla bla

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top